11 Nisan 2016 Pazartesi

İşte karşınızda Tarihin En Büyük 10 Soygunu

Hırsızlık konulu filmler her zaman geniş izleyici kitlesi toplamayı başarmıştır. Bu filmlere olan ilginin sebebi de titizlikle uygulanan etkileyici bir plan ve olağanüstü görsel efektlerdir. Çocukluğumuzda izlediğimiz Vahşi Batı filmlerindeki tren soygunlarını da unutabilmek kolay değildir. Aslında bu filmlerin hepsi yaşanmış bir hikayenin sinemaya yansıyan yüzleridir.
en buyuk soygunlarBüyük bir soygun planlıyorsanız üzerinde titizlikle çalışmalısınız. Güvenlik önlemleri, korumalar, şifreler, parmak izleri vs. her şey titizlikle düşünülmeli. Hepsinde başarılı dahi olsanız, çaldığınız nesneyi elinizden çıkarmak kolay değildir. Aslında anlatmak istediğim bir soygunun nasıl yapıldığından çok sonucunun yüzde 99 başarısızlıkla sonuçlandığıdır. Dilerseniz oldukça etkileyici hikayeleri de içerisinde barındıran yazımıza birlikte göz atalım.

10Pensilvanya Bankası Soygunu

Pennsylvania Bankası SoygunuAmerikan tarihinin ilk banka soygunu Philadelphia’da 31 Ağustos 1798 tarihinde gerçekleşti. Pensilvanya Bankası kasalarından, günümüzde çok büyük bir meblağa denk gelen 162.281 dolar çalındı.
Demirci Pat Lyon tatil için kasabadan ayrılmadan sadece bir kaç gün önce banka kilitlerini değiştirdiğinden ilk şüpheli o oldu. Fakat bu olayın onunla hiçbir ilgisi yoktu. Soygun bina sahibi, Marangoz Şirket üyesi Isaac Davis tarafından gerçekleştirilmişti. Davis aynı bankaya çalıntı paranın bir kısmını yatırmak için gitti. Çok geçmeden de gerçek ortaya çıktı.

9Mona Lisa’nın Çalınması

Mona LisaÜnlü Leonardo da Vinci resmi Mona Lisa resmi Paris’teki Louvre Müzesi’nde korunuyordu. 21 Ağustos 1911 tarihinde dünyanın en büyük sanat eserlerinden biri olan tablo çalındı. Resmin çalındığını farkeden olmamıştı. Daha sonra resmi müze çalışanı Vincenzo Peruggia’nın çaldığı anlaşıldı.
Peki, resim nasıl çalınmıştı? Oldukça basit bir planla. Müze kapandıktan sonra duvardan tabloyu aldı, resmi bir pelerininin altında saklayıp yürüdü. Vincenzo Peruggia iki kez sorgulandı ve sanatçı Pablo Picasso bile şüpheli olarak sorgulandı. Peruggia iki yıl sonra, resmi satmaya çalıştı ve polis bir operasyonla onu yakaladı.

8Avrupa Eserlerini Nazilerin Yağmalaması

Avrupa Eserlerini Nazilerin Yağmalaması1933 ve 1945 yılları arasında Almanya Nasyonal Sosyalist hükümeti, Yahudilerin ve ülkelerin sanat eserlerini ele geçirme politikası içerisindeydi. Kültürel miras hırsızlığı, Hitler’in Avusturya’da büyük bir sanat müzesi kurmak istemesiyle alakalıydı. Savaş 1939 yılında patlak verdiğinde ekipler istenilen eserlerin bir envanterini oluşturmak için Fransa, Belçika, Hollanda ve diğer ülkelere gönderildi. Çalınacak eserlerin toplam değerini tahmin etmek mümkün bile değildir. Alman yetkililer 2011 yılında Naziler’in ele geçirdiği Münih’te eski bir sanat evinde 1.100 üzerinde tablo ile karşılaştı. Bu eserlerin toplam değerinin 1 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

7Büyük Tren Soygunu

Büyük Tren Soygunuİngiltere Buckinghamshire’da bir Royal Mail treninden 1963’te 3.9 milyon dolar çalındı ve hırsızlık İngiltere’de en ünlü soygunlardan biri olarak tarihe geçti. Soygun birkaç ay boyunca itinalı bir şekilde planlanmıştı. 16 büyük bir şebeke tarafından gerçekleştirilen soygun tam bir başarı hikayesidir.
Hırsızlar treni durdurmak için rayların sinyalleri değiştirdi ve soygunu gerçekleştirdi. Paralar kurtarılamasa da çete üyelerinin çoğu daha sonra polis tarafından teker teker yakalandı. Ancak faillerin dördü hiç keşfedilemedi. Çetenin elebaşlarına 30 yıl hapis cezası verildi, ancak sonraki yıllarda bunlardan beşi kaçtı ve bir daha bulunamadı.

6Dunbar Armoured Soygunu

Dunbar ArmouredAmerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük nakit para soygunu 1997 yılında, Los Angeles Dunbar’ın servisinden gerçekleştirildi. 18 milyon dolarlık soygun emniyet görevlisi olarak şirkette çalışan Alan Pace tarafından gerçekleştirildi. Nöbet tutarken boş zamanlarında soygunu planladığını itiraf etti.
Baskından bir gün önce Pace işinden ayrılmıştı. Bir grup arkadaşıyla birlikte kayak maskeleri giyen Pace, elinde kalan bir anahtar ile gecenin geç saatlerinde binanın deposuna girdi. Soyguncular alarm çaldırmadan korumaları alt etmeyi başardı. Soygun o kadar iyi işledi ki arkada hiç bir iz kalmamıştı. Çete üyelerinden birinde çalıntı paranın bulunması olayın çözülmesinde etkili oldu.

5Millennium Dome Soygunu

Millennium Kubbe2000 yılındaki Londra baskını, tarihin en büyük soygunlarından biridir. Kubbe‘den 529 milyon dolar değerindeki nadir bir elmasın çalınması hedeflenmiştir. Çete üyelerinin hepsinin sabıkalı olması polisin dikkatini çekti. Polis, De Beers elmas sergisinde sıradışı hareketleri onları ele verdi. Eğer yakalanmasalardı yanlarında bulunan sahte elmasları asıllarıyla değiştirmeyi planlıyorlardı.

4Anvers Elmas Soygunu

Antwerp Elmas SoygunuSoygun Şubat 2003’te gerçekleşti. 100 milyon doların üzerindeki elmas, altın takı ve parayı kapsayan soygun “Yüzyılın Hırsızlığı” olarak kayıtlara geçti. Leonardo Notarbartollo suça katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak cezaya çarptırıldı.

3Stephane Breitwieser

Stephane BreitwieserBreitwieser 1995 ile 2001 yılları arasında yürüttüğü bir dizi soygun ile şimdiye kadar tanınmış en azılı sanat hırsızından biridir. Stephan Avrupa’daki 7 ülkenin müze, kale ve kiliselerinden sanat eserleri çaldı.
Öğelerin tahmini değerinin 5-6 milyon dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. Eserler içinde en pahalı çalışma Cleves Prensesi’dir. Polis Stephan’ı yakaladı fakat ne yazık ki eserlerin annesi tarafından tahrip edildiğini söyledi.

2Dansk Værdihåndtering Soygunu

Dansk Værdihåndtering60 ve 62 milyon arasında Danimarka kronu, yani 9.7 milyon dolar değerindeki para Brondby’de bir güvenlik firması olan Dansk Værdihåndtering’den çalındı. 16 erkekten oluşan ağır silahlı çete, soygun sırasında sokaklara ateş saçtı. En az 10 çöp kamyonu ayarlayarak alana polisin erişimini engelledi. Çetenin 5 üyesi, birkaç gün sonra Kopenhag’da bir otelde yakalandı. Yakalananların ifadeleri diğerlerinin de yakalanmasını kolaylaştırdı.

1Graff Kuyumcu Soygunu

Graff Kuyumcu SoygunuAman Kassaye ve onun suç ortağı 6 Ağustos 2009 tarihinde müşteri kılığında Londra, New Bond Street’deki Graff Kuyumcusuna geldi. Mağazanın vitrinlerini açması için silah kullanarak personeli sıkıştırdılar. Soygun sonucunda toplam 65 milyon dolara yakın değerde elmas ve diğer mücevherlerin çalınması amaçlandı.
Çift soygundan önce yüz özelliklerini ve saçını değiştirmek için bir makyaj stüdyosunda dört saat geçirdi. Soygun başarısız bir planın örneği oldu ve hiç bir ürünü ele geçiremeden kaçmak zorunda kaldılar. Fakat bu 2 suçlu kaçarken aceleden telefonlarını içeride unuttular. Polis bu telefon üzerinden kimliklerini tespit etmeyi başardı ve başarılı bir operasyonla yakalandılar.
Kaynak:

Tarihin En Büyük 10 Soygunu

Birçok insanın en azından hayatında bir kez bir yerleri soyarak ordan milyon dolarla kaçma hayali olmuştur. Neyse ki aklıbaşında olan kişiler için bu, düşünceden öteye geçmez. Buradaki listede bu hayallerini gerçekleştirmiş soygunları inceleyeceğiz. Bu listeye girmenin bir tek koşulu vardı. O da çaldıkları parayla, mücevherle ya da para yapan neyse onunla ordan kaçıp gitmiş olmaları , geçici bir süre için bile olsa…

10. Harry Winston- Kuyumcu Zinciri 5 Aralık 2008- Fransa- 108 milyon$

10
4 silahlı adam, Fransa’da bulunan mücevher dükkanına , dükkanın kapanış saatine çok az bir zaman kala girerler. Bunlardan 3’ü kafalarına peruk takıp, kadın kıyafetleri giyer. Bu adamlara dükkanda bulunan elmaslar yetmemiş olacak ki mağazadaki tüm mücevherleri çaldıktan sonra çalışanlardan dükkanın deposunu da açmalarını isterler. Bu soygunda , soyguncular  Harry Winston kuyumcu mağazasından tam 108 milyon $’ı ceplerine indirmeye başardılar. İlginç olan şey, Harry Winston kuyumcu zincirinin bu mağazasının bir önceki senede soyguna uğramış olmasıydı. Tarihe geçen bu soygun için 25 kişi gözaltına alındı. 25 kişilik çetenin yaşlarının 22 ile 67 yaşları arasında olduğu biliniyor .

9. Antwerp Elmas Merkezi 16 Şubat 2003-Belçika- 100 milyon $

9
2003 yılında Antwerp Elmas Merkezi’nde filmlere konu olabilecek bir soygun gerçekleşti. Antwerp’teki 14 katlı kale gibi korunan Elmas Merkezi binasının yerin iki kat altındaki sığınağına giren soyguncular, radarlar, ısı sensörleri, manyetik alan, 10 kat güvenlik duvarı ve o güne kadar yapılan en güvenli çelik kapıyı aşmayı başardı. Elmas dolu 173 kasadan, 109’unu açarak 100 milyon dolar değerindeki değerli taşla birlikte kaçtı. Ancak çetenin lideri Leonardo Notarbartolo birkaç gün sonra yakalandı ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Peki bu kadar iyi korunan bir yeri soymayı nasıl başarmışlardı? Çetenin lideri Leonardo Notarbartolo, kendisini elmas tüccarı olarak tanıtmış ve Antwerp’te de bir dükkan kiralamıştı. İtalyan Leonardo Notarbartolo bu merkezi soymayı aklından bile geçirmezken birgün reddedemeyeceği bir teklif alarak , mücevherlerin saklandığı depoların fotoğraflarını çekmesi karşılığında iyi bir para aldı. Daha sonra büyük bir çete olarak bu merkezi soydular. Leonardo  Notarbartolo, kısa sürede yakalandı ama elmasların yeri hiçbir zaman bulunamadı.

8. United California Banka Soygunu 24 Mart 1972- USA- 3O Milyon $

8
Evet 30 milyon $’lık bir soygun listedeki diğer soygunlarla karşılaştırıldığında çok küçük bir miktar olarak kalıyor. Ancak bu soygunun 1972 yılında yapıldığını unutmayalım. 1972’nin 30 milyon $’ı şuanın 100 milyon$’ından bile fazla. Yani listeye girmeye hak kazanıyor. Soygun şu şekilde gerçekleşti: Ohio’dan gelen 7 erkek soyguncu bankadaki tüm kasaları boşalttı. Çalınan miktar tam olarak bilinemiyordu çünkü banka’da özel kiralık kasası olanlar vardı ve onun içindekiler ise sadece tahmin edilebilirdi. FBI, soyguncuları kısa sürede yakaladı. Bu soygun hakkında FBI’ın sitesinde bile yeterli bilgiye yer verilmiyor.

7. Schiphol Havalani Soygunu 25 Aralık 2005- Amsterdam- 118 milyon$-

7
Bu soygun tarihin en büyük elmas soygunlarından biri. Elmaslar işlenmemiş olduğu için soygunun tam olarak ne kadar olduğu tahminlerin ötesine geçemedi. Bu tarz büyük soygunların kusursuz olması gerektiği düşünülürken bu soygun daha cok  “Camı kırdım çaldım” şeklinde gerçekleşti. Soygun şu sekilde gerçekleşmiş:  4 adam soygundan yaklaşık 2 hafta önce KLM kargo kamyonu çalmışlar, ayrıca havaalanına girebilmek için 4 tane de üniforma çalmışlar. Soyguncular bu şekilde şüphe çekmeden havalanına girebilmişler. Sonra da Antwerp’e gidecek olan elmasların yerine ulaşmışlar. Elmasları almışlar ve kaçmışlar ama çok kısa bir süre sonra hem soygunu yapanlar hem de soyguna yardımcı olan birçok kişi yakalanmış.

6. Orta Doğu İngiliz Bankası 20 Ocak 1976-Beyrut-Lübnan- 25 miyon$

6
1970 li yillarda Yasser Arafat ‘in önderliğinde olan Filistin Kurtuluş Örgütü’nün yükseldiği dönemlerde Filistin savaştaydı ve savaş demek para demekti. Bu dönemde bir çok bankaya soygun düzenlenmişti. Bunlardan en önemlisi de Orta Doğu İngiliz Bankasına yapılan soygundu. Soyguncular bankayı soymak icin bankanın yanındaki Katolik kilisesini kullandılar ve kasayı açmak için de yanlarında çilingirci bulunuyordu. Bu soygun tam 2 gün sürdü. Bu soygunun ironik kısmı da çalınan bazı hisse senetlerinin gerçek sahiplerine tekrardan satılmasıydı.

5. Knightsbridge Güvenlik Deposu 2 Temmuz 1987- İngiltere- 60 milyon Pound

5
Valerio Viccei 1986 yılında İtalya’dan İngiltere’ye taşındı. Daha önce italya’da bir çok banka soygunu yapan başarılı hırsız , yeni ülkesinde de bu işini sürdürmeye karar verdi. Önce bankada bir kasa kiraladı. Yanında bir arkadaşı ile birlikte bankadaki kasasına aynı bir müşteri gibi giden soyguncular oradaki görevliyi önce etkisiz hale getirdiler ve oradaki kasaların hepsini boşalttılar. Polis , soygunu yaklaşık 1 saat sonra farketti. Valerio, Latin Amerika’ya kaçmayı başarmıştı . Ancak daha sonra ferrarisini alabilmek icin aptalca bir hareket yapıp tekrar İngiltere’ye  geri döndü ve burada yakalandı. 2000 yılında  hapishaneden çıktığı zaman İtalya’da polisle yaptığı silahlı çatışmada öldü.

4. Bağdat Banka Soygunu 12 Temmuz 2007 – Irak

4
Bankada çalışanlar bir sabah bankaya geldiklerinde bankanın kilitli, kasaların ise boşaltılmış olduğunu farkettiler. Bankadaki  tüm para gitmişti.Anlaşılan bankada çalışan 3 görevli, 282 milyon doları alıp kaçmıştı. Bu paranın miktarı küçük ekonomileri olan bir ülkenin parasından bile fazlaydı. Bu bankada neden bu kadar cok para olduğu da anlaşılamamıştı. Üstelik bütün para  US doları şeklindeydi. İlginç olan şu ki bu büyük soygunun failleri hiçbirzaman yakalanmadı ve bu soyguna medya’da bile çok az yer verildi.

3. Boston Müzesi Soygunu 18 Mart 1990 USA 300 milyon$

3
Listemizin 3 numarasında bulunan bu soygun da tarihin en büyük soygunlarından biri. Soygunu yapan 2 kişi polis kılığında giyinip müzedeki deneyimsiz güvenlik görevlisini onları içeri alması için ikna eder. Aslında müze kurallarına göre müze kapandıktan sonra görevlilerin kimseyi müzeye sokma yetkileri yoktu. Zaten bunu çok kısa sürede anlayan görevli kendini kelepçelenmiş olarak bodrumda buldu. Bu 2 soyguncucu 81 dakikada sakin bir şekilde değerleri toplam 300 milyon doları bulan 12 parça sanat eserini çaldılar. Polis soygunculara bu parçaları geri getirmesi karşılığında 2.5 milyon dolar vereceğini ve tutuklanmayacaklarını bildirdi. Soygunculardan hiç ses cıkmadı. Halen bu sanat eserlerinin nerede olduğunu bilenlere 5 milyon dolar odül biçiliyor.

2. Şehir Bonosu Soygunu 2 Mayıs 1990 Londra 292 milyon Pound

2
2 Mayıs günü John Gaddar adındaki  58 yaşındaki kurye elinde herbiri 1 milyon pound değerinde 301 tane fon taşıyordu. Bu fonların üstünde isim yazmadığından bu fon kimin eline geçerse sahibi de o olurdu.  Kurye bu fonları taşırken bıçaklı bir saldırıya  uğramış, ve elindeki tüm fonları çaldırmıştı. Bu soygun tarihin en kolay soygunu olmuştu.

1. Irak Merkez Bankası 18 Mayıs 2003 Irak 1 milyar $

1
Bazı soygunlar titizlikle hazırlanmış planlar gerektirir, bazıları ise kaba kuvvet ama tarihin bu en büyük soygunu çok basit bir şekilde gerçekleşti. Saddam Hüseyin, Irak bombalanmadan önce oğlunu yazdığı bir notla beraber bankaya gönderir. 1 milyar dolar değerinde bir para çeken oğlunun bu parayı bankadan alması bile yaklaşık olarak 5 saat sürer . Daha sonra  bu paranın 650 milyar $’ı  Saddam’ın saraylarının birtanesinde bulunur . Ancak Saddam hapiste olmasına rağmen 350 milyon dolar halen bulunamıyor.
KAynak: http://listemiste.com/filmlere-konu-olabilecek-tarihin-en-buyuk-10-soygunu.html

4 Nisan 2016 Pazartesi

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.

Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Şubat 2016 Pazartesi

Türkiye’deki uçak kaçırma eylemleri

Türkiye’de 1972′den bugüne kadar toplam 20 uçak kaçırıldı.
3 Mayıs 1972: İlk uçak kaçırma eylemi. İstanbul-Ankara seferini yapan THY’nin DC-9 Boğaziçi uçağı 4 Türk korsan tarafından Sofya’ya kaçırıldı. Yolcular arasında 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü`nün oğlu Ömer İnönü de vardı. Sonradan Bulgaristan’a iltica eden korsanlar Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının serbest bırakılmasını istiyordu.
22 Ekim 1972: İstanbul-Ankara seferini yapan THY’nin “Truva” uçağı 4 Türk korsan tarafından Sofya’ya kaçırıldı.
1 Mayıs 1976: Paris-İstanbul seferini yapan “İzmir” uçağı Zeki Ejder adlı Türk tarafından Marsilya’ya kaçırılmak istendi.
13 Şubat 1977: İstanbul-İzmir seferini yapan “Trakya” uçağı polis koleji öğrencisi Adnan Mintaş tarafından Belgrad’a kaçırılmak istendi.
19 Mart 1977: Diyarbakır-Ankara seferini yapan THY uçağı Beyrut’a kaçırıldı. Uçağı kaçıran iki korsan teslim oldu.
13 Ekim 1980: Münih-İstanbul seferini yapan THY’nin Boeing 727 tipi “Diyarbakır” uçağı, 4 hava korsanı tarafından Diyarbakır’a kaçırıldı. Korsanlar yakalandı.
24 Mayıs 1981: İstanbul-Ankara seferini yapan DC-9 tipi “Haliç” uçağı 4 hava korsanı tarafından Burgaz’a kaçırıldı.
15 Nisan 1983: İstanbul-İzmir seferini yapan “Ankara” uçağı ruh hastası bir Türk tarafından Atina’ya kaçırıldı. Uçakta 107 yolcu bulunuyordu.
28 Haziran 1985: Frankfurt-İstanbul seferini yapan “Kars” uçağı Almanya’dan sınırdışı edilen Yusuf Örer adlı Türk tarafından Viyana’ya kaçırılmak istendi. Korsan, yolcuların da yardımıyla uçuş ekibi tarafından etkisiz hale getirildi.
8 Mart 1996: Lefkoşa-İstanbul seferini yapan KKTC Havayolları’na ait Boeing 727 tipi uçak, Ramazan Aydın adlı hava korsanı tarafından Münih’e kaçırıldı.
9 Haziran 1977: Malta Hava Yolları’na ait La Valetta-İstanbul seferini yapan uçak, İsmail Beyazpınar ve Nusret Akmercan tarafından Köln’e kaçırıldı.
24 Şubat 1998: Adana-Ankara seferini yapan THY’nin RJ 100 tipi “Gaziantep” uçağı Mehmet Dağ adlı hava korsanı tarafından Diyarbakır’a kaçırıldı. Uçakta 63 yolcu ve 5 mürettebat bulunuyordu. Elindeki oyuncak ayısının içinde bomba olduğunu söyleyen korsan, Cezayir’deki olayları protesto ettiğini söylüyor ve İran’a gitmek istiyordu. Daha önce cezaevinden firar etmiş, sonra İran’da yakalanmış olan Dağ’ı yolcular etkisiz hale getirdi. 8,5 yıl hapis cezası aldı.
30 Mart 1998: Lefkoşe-Ankara seferini yapan KTHY’na ait ‘Yeşil Ada’ uçağı, el bombası şeklindeki çakmakla Mehmet Ertürk tarafından kaçırıldı. Uçak Ankara’ya indirildi. İş için Almanya’ya gitmek isteyen Ertürk, operasyonla yakalandı. 8 yıl 4 ay ağır hapis aldı.
14 Eylül 1998: Ankara-İstanbul seferini yapan Airbus tipi yolcu uçağı İhsan Akyüz tarafından oyuncak tabanca ve bomba olduğunu söylediği walkman’le kaçırıldı. Uçakta 76 yolcu ve 8 mürettebat vardı. Hükümeti protesto eden Akyüz’ü pilot ikna etti ve teslim oldu. Uçak Trabzon’a indirildi. Akyüz, ‘cezai ehliyeti olmadığı’ yönündeki rapor üzerine beraat etti.
29 Ekim 1998: Adana-İstanbul seferini yapan Boeing 737 tipi “Ayvalık” adlı yolcu uçağı kaçırıldı.
15 Mart 2001: İstanbul-Moskova seferini yapan Rus “Vmukova” adlı şirkete ait uçak kaçırıldı.
3 Ekim 2006: Tiran-İstanbul seferinin yapan THY’ye ait ‘Çanakkale’ isimli Boeing 737-400 tipi yolcu uçağı asker kaçağı Hakan Ekinci tarafından kaçırıldı. Hosteslere üzerinde bomba olduğunu söyleyen ve İtalyan F-16 uçaklarının vururuz tehditlerine aldırmayarak uçağı Brindisi Havalimanı’na indiren Ekinci, Papa 16. Benediktus’a mektup yazarak, “Hıristiyan olduğunu ve Müslüman bir orduya hizmet etmek istemediğini, vicdani ret hakkını kullanmak istediğini” bildirerek yardım talebinde bulunmuştu. İfadesinde Kaptan pilotun soğukkanlı davrandığını, ama ikinci pilotun çoluğum çocuğum var diye yalvarıp ağladığını, Başbakan T.Erdoğan’ın da kendisiyle telefonda konuşup ikna etmeye çalıştığını söyledi.
10 Nisan 2007: Diyarbakır-İstanbul seferini yapan Boeing 737 tipi Pegasus Havayolları’na ait yolcu uçağı uyuşturucu bağımlısı Mehmet Gökşin Göl tarafından kaçırıldı. Uçağı, elinde cep telefonu ve Kur-an’ı Kerim ile kaçıran Göl, uçak Ankara’ya zorunlu iniş yaptıktan bir süre sonra teslim oldu. Çete üyeliği, haraç, kurşunlama, PKK’ya yataklık ve uyuşturucu suçlarından sabıkalı olan korsan, cezadan kurtulmak için ruh hastası imajı vermeye çalıştıysa da, adli tıp raporu sonrası 19 yıl hapis cezası aldı.
– 18 Ağustos 2007: Lefkoşa Ercan Havaalanı`ndan İstanbul`a gitmek için 136 yolcusu ve 6 mürettebatıyla saat 07.15`de havalanan Boeing tipi Atlas Jet uçağı, Suriye pasaportlu Filistinli Abdülaziz Talik ile Şanlıurfa Akçakale nüfusuna kayıtlı Mehmet Reşat Özlü tarafından kaçırıldı. 2 korsan kalkıştan kısa bir süre sonra uçağı kaçırdıklarını ve İran`ın başkenti Tahran`a gideceklerini söyledi. Ellerinde bıçak ve bomba olduğunu öne sürdükleri poşet bulunan 2 korsan kokpit kapısına dayandı. Ancak şifreli kapıyı açamayan korsanlar hostesleri rehin alıp tehdit etti. Arapça konuşan ve El Kaide üyesi oldukları belirlenen korsanlar, ABD`yi protesto etmek ve Filistin davası için bu eylemi yaptıklarını söyledi. Pilotlar, yakıt ikmali gerekçesiyle uçağı Antalya Havaalanı`na indirdi.Yaşanan kargaşada bazı yolcular uçağın arka kapısını açarak kaçmaya başladı. 4 hostes ile 2 yolcu uçakta kaldı. Bu sırada pilotlar da kokpit camlarından atlayarak hostesler ve yolcuları korsanlarla baş başa bıraktı ve tarihe geçti; Atlas Jet’te yaşanan bu olay “ATLAS Jet olayı” biçiminde alay konusu oldu. Özel timin operasyon yapacağı sırada korsanların teslim olmasıyla macera bitti…
21 Ekim 2009: Mısır Havayolları’nın İstanbul-Kahire seferini yapan Boeing 737 tipi uçak 87 yolcusuyla saat 20.35′de havalandıktan bir süre sonra sarhoş olduğu anlaşılan bir Sudanlı yolcu tarafından “Kudüs’ü kurtarmak için” kaçırılmaya çalışıldı. Birinci sınıfta yolculuk eden 26 yaşındaki Sudanlı yolcu, yemek için kendisine verilen metal bıçakla hostesi tehdit etti ve uçağın Kudüs’e yönlendirilmesini istedi; ancak müdahale eden güvenlik görevlilerince etkisiz hale getirildi ve uçak Kahire’ye sorunsuz iniş yaptıktan sonra polise teslim edildi.

8 Şubat 2016 Pazartesi

Dünyada İlk Kez Sovyetler Birliği Tarafından Vatandaşlarına Uygulanmış 12 Hak

Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği, Rusya İmparatorluğu’nun 1917’deki büyük Ekim Devrimi’yle yıkılmasından sonra aynı topraklar üzerinde kurulan ve 1991’e kadar varlığını koruyan Sovyetler Birliği ya da SSCB olarak da bilinen devlettir. Sovyet Rusya Komünizmi ile yönetilen SSCB'nin dünya üzerinde ilk olarak kendi vatandaşlarına uygulanmış hakları merak ediyorsanız hiç vakit keybetmeden galerimizi okumaya başlayınız.

1- SSCB dünyada 8 saatlik çalışma süresini getiren ilk ülke olmuştur.

2- SSCB'nin sağladığı diğer bir hak ise çalışan herkesin 1 aylık izin hakkı olmasıydı. 

3- SSCB'de hiçbir işçi meslek gruplarının izni olmadıkça işten çıkarılamıyordu.

4- SSCB döneminde her işçi yılda bir kez gitmek istediği tatil beldesi için müdürüne talep iletebiliyordu.

5- SSCB'de yaşayan her vatandaşa ücretsiz daire verilmekteydi. Bunun için yüzlerce başvuru yapılıyordu elbette ama vatandaşlar en nihayetinde bir ev sahibi olabiliyordu.

6- SSCB'de her vatandaş evden işine ücretsiz ulaşım hakkına sahipti.

7- SSCB'de doğan her çocuğa 3 yaşına kadar ücretsiz olarak süt veriliyordu. Bu nedenle çocuğunu alıp süthanelere gelen vatandaşlar hiç bir ücret ödemeden bu imkandan yararlanabiliyorlardı.

8- SSCB dönemin her doğum yapan kadına üç yıl doğum izni veriliyordu. İlk yılında çalışma ücretini tam alan anne diğer yıllarda da sosyal yardımlardan yararlanabiliyordu.

9- SSCB vatandaşları dünyada ilk kez parasız olarak profösyonel sağlık hizmeti alan ilk halktı. Vatandaşlar istediği bir sağlık kuruluşuna sıra beklemeden ve ücret ödemeden gidip muayine olabiliyorlardı. 

10- Üniversiteye girip bitiren her öğrenciye devlet tarafından iş bulma garantisi veriliyordu.

11- SSCB'nin dünyadaki ilk uygulaması ise lise derecesine göre isteyen her öğrenci istediği üniversitede eğitim alabiliyordu. Bu uygulama Rusya'da halen uygulanmaktadır.

12- SSCB dünyada ilk olarak okul öncesi eğitimi ve kreş eğitimini ücretsiz olarak sağlayan ülke olmuştu.